24 Mayıs 2013 Cuma

nereye gidiyorum ben...?

benim hayatta hiç bir işim iyi gitmedi. hep yanlış yollara girdi. basitleşti.
küçükken yelkenli kullanırdım. rotam hiç düzgün gitmedi. derece bile alamadım hiç.. kader..
hayat mı basit ben mi çok zorlanıyorum bilmiyorum.
insan düşünüyor acaba ne günah işledim. cezası mı bu acaba?

hayat zor koşmak lazım
hayat bu oturmamak lazım...

bütün beyazlar kirleniyor
bütün iyilikler yok oluyor
herkes kendini düşünüyor
Melekler düşerken...

29 Nisan 2013 Pazartesi

saçma bir koşturmaca peşindeyiz!

neyin kavgası neyin savaşı?
bıkmıyoruz kavgalardan savaşlardan laftan sözden ottan püsürden...
nedir bu insanlığın birbirine yetememesi.
hep bir koşturmaca bir yarış birilerini ezme geçme gitme.
hayvan olmak doğada özgürce daha rahattır sanırım

düşündümde ne çocukluk yaşayabildik doyasıya nede geçip giden gençliği..
günden güne uçuyoruz gidiyoruz
gereksiz bir koşturmacanın içinde..
çaba çaba çaba çaba!
acaba var mıdır yabancı ülkelerdeki gençlerin geleceği düşünerek kaygılanması?
herhalde bizim kadar yoktur!
biz ki geleceğimiz endişesine kapılmadan yaşayabilen 20 li yaşlardaki çocuklar olabilseydik,
herkese daha çok yararımız dokunurdu..
en iyisi cahil cesaretli yaşamak fazla düşünmeden, deneyerek, görerek
yapamazsın edemezsinlere aldırış etmeden usanmadan bıkmadan.

biz her düştüğünde yeniden dirilen, yeniden ayağa kalkan
ezilmiş, bıktırılmış, kandırılmış Türk gençleriyiz!

hep yaptığımız aynı
düşeriz
kalkarız
yanarız
küllenip yeniden doğarız
biz böyle gördük öğrendik!
30.04.2013 / 02:20

5 Kasım 2012 Pazartesi

yağmuru bırakta güneşi yağdır!

hayatı ne zaman yakalayacaksınız. ne zaman kör gözleriniz açılacak ve anlayacaksınız heı!. insanlık.. acıyorum insanlığa, yalnızlığınıza. hep mi yağmur yağar dertlerinizin üstüne neden güneşleri yağdıramazsınız? umut bir kelime isim değildir sadece bir ışıktır içinizde bulunan ve keşfedilmemiş olan. nedir bu kıyamamak dokunamamak ona..
umutlarınızı yeşertebilir misin?  yeşertinki karamsarlık kalmasın zihinlerde. öldürelim bütün karamsarlığı!. tüm kötülüklere inat yüzümüze otursun o minik tebessüm. güzel günler yakın olmaz belki, geçte olsa gelir elbet! yalan diyip yeni bir karamsarlık yapmayın! eksik şeyler elbet olacaktır mutlu olmaya çabalayın. hayallerimize merdiven dayayın asla bırakmayın..

yalnızlıkta bile mutlu olur insan. kolayıdır dipsiz kuyulara çekmek kendini. basittir bunu becerebilmek. mutlu olmak meziyettir erdemdir. çok sevdiğinin arkasından yüzünde gülümseyerek toprağa uğurlamaktır... güzel yarınlara kucak açmaktır.  biri sana kazık attığında, yere kapaklandığında bile gülümsemektir. sevdiğin insanlardan bile yesen o tekmeyi umursamamak, yerden kalktığında güçlendirir insanı. ışık dolar içine dahada güçlenir büyür olgunlaşır, serpilir.

başka bir insandır o artık
siz deyin süpermen
onlar desin kahraman
ben ise diyorum dünyaları kazanmış gibi her daim mutlu olmayı becerebilen insan...
...
"bana ışık lazımsa ben güneşi isterim" E.Demirkıran

18 Aralık 2011 Pazar

bugünlerde...

ben bugünlerde ölmek istiyorum...
bugünler bitmek tükenmek gitmek..

bazı zamanlarım var umarsız gereksiz nedensiz.. sevmiyorum bu zamanları tiksiniyorum utanıyorum belki de. hayat bazen bir sağdan çakıyor bazen bir soldan.. ben ise onun göremediği ortadan çakasım geliyor.

istiyorsun bir şeyleri bekliyorsun geliyor diyorsun bir de bakmışsın puff!..
hayal ürününe dönüşüyor bitiyor işte aynı hayat gibi bitiyor..
çürüyoruz her gün günden güne bitiyoruz. ama bu zamanımızı iyi mutlu geçirmek isteyerek avutuyoruz . bazen anlamsız öleceğini bile bile umut bağlamak mutlu olmak gülümseyebilmek..

şu üç kuruşluk hayatımızın üç kuruşluk gülümsememiz belki bu geçirdiğimiz hayatın bize sağdan ve soldan darbelerine ortadan kocaman bir kafa atmaktır :) bu deyim yerinde oldu gibi işte böyle bir şey işte yaşamak yaşayabilmek :)

gülümsemek gülümsemek gülümsemek..
en azından biraz acılarımızı gizlemek için gülümsemek...
ben bugünlerde ölmek istiyorum.. gözlerinde yeniden doğmak için.....

26 Ekim 2011 Çarşamba

küçük bir lamba ışığında..


Ne demeli ne anlatmalı bu satırlara..
Sıradan bir özlem benimkisi belki..
Kalabalık bir yolda yürürken birbirinin yüzlerinde özledikleri insanı görmeyi uman insanlar.
Kimi bir sevgiliyi arar gözleri kimi anneyi babayı kardeşi dostunu... Çaresiz bir bakışmadır bu aslında.
Tuhaftır.
İnsanlar kendi aralarında bir bağ kurmaya çalışır gibi fakat herkesin aradığı şey belki de sevilmek.. Çünkü bu yüzlerde hep sevilmeyi ve sevdiğini arayan gözleri görmek mümkün.
Bir yansıma gibi sanki.. Görünmeyeni görebilmek gibi..
Bazen öyle anlar olur ki küçük bir çocuğun gözünde o yansımayı yakalar insan. 
Ben de yaşıyorum bu durumları bazen.Öyle anlar oluyor ki ihtiyacım oluyor sana. Gözlerim seni arar durumda garip bir şekilde seni görüyorum.
Bir bakmışım o ilk okul zamanların, bir bakıyorum seneler sonraki halin.
İnsanlar var sana benzettiğim hemde çok fazlalar!
Etrafımda geziyorsun, nereye baksam sen varsın..
Önüm arkam sağım solum her yanım sensin.

Ama hep kendi içimden kopup gelen parçalarla kurduğum hayallerde..

Her şeyde biraz sen varsın ben de olduğun gibi.
Hep benimlesin...
Küçük bir lamba ışığında sonsuza kadar yanımda...

19 Eylül 2011 Pazartesi

Eylül Eylül Eylül...

Nedir bu Eylül ayına yazılan şarkılar? Neden hep Eylül? Kasımda aşk başkadır, Eylülde gel, Ocakta buluşalım gibi enteresan anıların şarkı olması nedendir ki..

Mevsimlerin geçişinde hep bir hüzün kalır geride.. böyle garip bir burukluk, tatsız bir an gibi..
Eylül bizim habercimizdir. Sonbaharla birlikte hüznü getirmiştir. Tatil bitmiştir, okullar açılır, işler bizi bekler vs. güzel şeylerin sonunun gelmesi gibi. kimi Eylülde aşık olur kimi Eylülde geri gelir kimisi Eylülde hayata başlar. garip bir aydır işte üstüne bir sürü şarkılar yazılmış içimizdeki burukluğu yansıtan..
En beğendiklerimden bir Eylül şarkılarını vererek burdan ufak ufak kaçıyım..  esen kalınız :)


Pilli Bebek - Eylül Akşamı

http://www.youtube.com/watch?v=DR7mtyH0NRY


Bülent Ortaçgil & Teoman - Eylül Akşamı



Alpay- Eylül' de gel





Bonus:
http://youtu.be/NYT7s6UpvNQ

20 Mayıs 2011 Cuma

Güneşe bakarken..

sessizce.. ve kimsesizce.. usulca yukarı bakarken buldum kendimi. önceleri göremedim kendimi bakmaya çalıştıkça zorlandım didindim uğraştım ona bakmaya görmek için çabaladım.. ama o bana öyle bakamazsın dedi bu gözlerle olmaz.. o kadar parlaktı ki bakmak demek kör olmak gibi birşey.. kimden mi bahsediyorum Güneş ten tabi ki de..
her seferinde biraz daha zorladım güneşe bakmak için göstermedi yüzünü utandı belki?.. o olmaktı amacım olamadı..
o olamazdım zaten anladım ki onun gibi parlak şaşalı gözükmek değil mesele. benimde bir amaca hizmet etmem lazımdı aynı onun gibi. ama yüzünü göstermedi hiç güneşe bakarken..

güneşe bakarken üşüdüm ben
güneşe bakarken üzüldüm ben
güneşe bakarken istedim ben
güneşe bakarken aşık oldum ben
ve güneşe bakarken öldüm ben..