20 Mayıs 2011 Cuma

Güneşe bakarken..

sessizce.. ve kimsesizce.. usulca yukarı bakarken buldum kendimi. önceleri göremedim kendimi bakmaya çalıştıkça zorlandım didindim uğraştım ona bakmaya görmek için çabaladım.. ama o bana öyle bakamazsın dedi bu gözlerle olmaz.. o kadar parlaktı ki bakmak demek kör olmak gibi birşey.. kimden mi bahsediyorum Güneş ten tabi ki de..
her seferinde biraz daha zorladım güneşe bakmak için göstermedi yüzünü utandı belki?.. o olmaktı amacım olamadı..
o olamazdım zaten anladım ki onun gibi parlak şaşalı gözükmek değil mesele. benimde bir amaca hizmet etmem lazımdı aynı onun gibi. ama yüzünü göstermedi hiç güneşe bakarken..

güneşe bakarken üşüdüm ben
güneşe bakarken üzüldüm ben
güneşe bakarken istedim ben
güneşe bakarken aşık oldum ben
ve güneşe bakarken öldüm ben..

15 Mayıs 2011 Pazar

REDD den salıncaklar yapmak..


Bugün kitap fuarına gittim bu kadar kitabın bir arada olması delirtti resmen hangisini alacağını bilememek. Derken dönüş yolu.. Yolda dinlediğim Redd şarkıları her biri bir öykü her albüm bir kitap her hikaye bir kahramanı anlatıyordu
Etkilendim oldukça.. kitaplar arasından çık gel redd dinle her insan hayatını okur gibi hissediyorsun ve bu gurup yarın okulda kitap yazmaya devam edecekler keyfi üzerimizde kalacak masal gibi ;)

5 Mayıs 2011 Perşembe

Hıdırellez


Taa derinden bir dilek
Baharla deniz getirecek
Eşarbımı ağaca bağladım
Denize meşaleler yaktım
Çiçeklerle karşıladım sabahı
Bir demet papatya elimde kalan
Yalvaran, ağlamaklı...


E.E. Mayıs 2001 (abladan =) )

http://www.youtube.com/watch?v=zrofM68z2DU

3 Mayıs 2011 Salı

kayboluş...!!

olabildiğince uzakta
yaşayabildiğinden yakında
umabildiğinden tutsak
istediğinden aksak
sapabildiğinden sapkın
alabildiğinden bıkkın
...............
otururum masama içkiler gelir mezeler konar. iki de muhabbetin belini kırdık mı demeyin keyfimize.. egeden gelen esinti savurur saçları ohhh miss solurum içime bu havayı.. içten içe gelir bu maviliğin hasreti..
istanbula bakarsın seversin boğazın maviliği büyüsü herşeyiyle bambaşka görünür..yalancıdır istanbul güzel gösterir kendini ama hiçbir zaman kafa tutamaz egenin büyüsüne resmine esintisine..filmde adamın dediği gibi seversin istanbulu küçük bir çocuk gibi ağlayınca bırakıp kaçmak istersin.. istersin ama özlersin geri dönmek istersin dayanamazsın ordasındır gene bu güzel cennet görünümlü cehennemde.. egeye duyulan bir özlemle istanbula bakmak..

tanju okanın şarkılarını ne zaman dinlesem egenin o büyülü görüntüsü gelir gözümün önüne. öyle bir yorumdur ki sanki kendisinde bu yeri yaşatır.. arkadaşı yoktur. sadece sigarası ve içkisi... en güvendiğidir tanju okan ın. çünkü onların yalanı yoktur.. biri yanar sessizce sakin yavaş yavaş dertlerine derman olur üstadın.. diğeri çağlayan gibi damarlarında dolaşır mağrur ürkek ve sevecen.. madem dünya yanlış yöne döner bu ona dünyanın aslında normal olmadığını ispatlar. kadim dostlardır herdaim istediğinde yanında istemediğinde..istemediği bir an oduğunu sanmıyorum üstadın. işte böyle bir sanatçıyı sigara ve alkolden yitirdik. çünkü o doğru olanı seçti yapması gerekeni..en iyi dostlarını seçti en vefakar ama gururlu ve mutlu bir şekilde. toprağı bol olsun....

egeden gelen bir anı bir varoluş bir kayboluş.. bir esinti gibi.. geldi ve geçti......
4 Mayıs 2011  02:30
tanju okan-içkim sigaram
http://www.youtube.com/watch?v=a2KfxAi1u4E&feature=youtu.be

1 Mayıs 2011 Pazar

sevmek pişmanlıkmıdır?

sevmek pişmanlıkmıdır ki elinde sonunda kaybetceğini bile bile....

herşey sevmekle başlar.. bitmez tükenmez bir sevgiyle..

küçük bir bakış minik bir tebessüm güzel bir söz...
aslolan aşk değildir sevgidir.. 
sevginin büyüklüğüdür insanların aşk dediği..
şiddeti arttıkça tanımlanamaz hale gelir..

ilk sevdiklerin annen baban olur sonra kardeşlerin akrabaların vs.
sevmek bu dünyadaki en güzel ve en lanetli şeydir.. belki de değildir..
ama sevdikçe daha çok bağlanırsın..
hergün biraz daha sevdiklerine bağlanırsın günden güne..bağlandıkça kopamazsın..
bilmezsin ki her güzel şeyin elbet bir sonu olucaktır.. farkına varmazsın.. varmak istemesin belki de..
sevmenin kötü lanetli olan tarafı da budur işte...
iyi tarafı ise o ömür dediğimiz geçen zamanı en güzel şekilde geçirmektir sevdiklerinle..

hayat böyledir işte.. doğar ölürüz.. arkamızda bıraktıklarımız üzülür.. bu böyle gider..
sevmek.. kötümüdür.. kesinlikle hayır! 
bu dünyada yaptığın en güzel şeydir sevebilmek sonunu düşünmeden..
birgün sevdiklerinden koptuğunda pişman olmazsın..üzülürsün.. keşke daha da birşeyler yapabilseydim daha çok sevseydim mesela dersin..
bunu söyleyebilmek aslında ne kadar çok sevdiğini gösterir.
yıllar geçer gün gelir özlersin.. hatırlarsın ve mutlu olursun.. önemli olan hatırlanmaktır...
hiç unutmamak.......
kalbin olduğu sürece sevmekten korkmamak gerekir.. sevmek sonsuz yapılan bir iştir..hep kalbinde taşıyabilmektir sevdiklerini..
...............
((dinlerken : (sertab erener- bir damla gözlerimde) ))

Emre  (13 Ekim 2010)